Sayfa 9 yükleniyor…
Kendi tabiriyle zehirli yazarlardan Mehmet Öz’ün kaleminden çıkan
‘MAMAK TATLISI’ 12 eylülün acılarının yaşandığı doğrularının cezalandırıldığı yerlerden biri, mamak cezaevinde yaşananları anlatırken Rumluğun, Kürtlüğün, Türklüğün, Ermeni olmanın mesele olmadığını bütün meselenin insan olmak olduğunu o gün insanlığa ve Türkiye'ye mâl olan insanlığa karşı işlenen suçları anlatır bize. O gün özgürlük için mücadele edenlerin özgürlüklerinin elinden alındığı tezatıyla bizi karşı karşıya bırakır.
“İnsanların özgür ve eşit yaşayacağı bir dünya isteme ‘suçu’ ile geldiği bu kapıda, ömrünün en eşit ve tutsak günlerini yaşayacaktı.”
Orada tutsakken bile bir olanların, hep beraber omuza omuza verenlerin sonuna kadar mücadele edenlerin hikayesidir. Zeytin ağacından kopan zeytindallarının hikayesidir.
Mehmet Öz, bu kitabı aslında hepimize bunların unutulmaması gerektiğini her an hatırlanması gerektiğini söylemek, komünizm bilincinin kaybolmaması gerektiğini göstermek için kaleme almıştır. Kitaba adını o zamanların mahkumları için görebildikleri, yaşayabildikleri en tatlı şey ismini vermiştir. Çünkü o zamanlar güzel hatırlanmalı, özgürlüğüne tutsak edilenlerin yanlış yapmadığı bilinmelidir.
Kitabı okumaya başladığınızda size Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları”nı sık sık hatırlatacaktır. Umudun korkudan çok daha güçlü olduğunu iliklerinize kadar hissettirecektir. İnsanların koltuk, sıfat ve para sevdalarına kurban edilmeleri sizi tekrar tekrar düşündürecek, içinizdeki kabuk tutmuş yarayı bir kez daha kazıyacaktır. Bu ülke için her şeyini kaybetmeyi göze almış, en son canlarını ortaya koymuş bu insanlarla, sadece yasaklarıyla sözüm ona devlet yöneticilerinin kendilerine göre sahiplerinin savaşındaki adaletsizlik sizi kızdıracaktır. Ama size bugünler için ödenen bedelleri de gözünüze sokacak ve size unutulmaması gerektiğini hissettirecektir.
Tabii bu yapılanların hepsi vatan içindi;
“her şey vatan için
her şey vatan için”di
Bunların yanında kitaptan alacağınız hazzı daha kalıcı kılmak ve yanlış düşüncelere kapılmamanız için kendimce saptadığım birtakım şeyler de yok değil. Her manasıyla okunması gerektiğine inandığım bu kitabın bir solukta okunacağı konusunda şüphelerim olsa da bir oturuşta bitirilmesi gerektiğine inanıyorum. Kitapta bütün güzelliklerin yanında kopukluklar gözlemliyorsunuz, bu sebeple ara verilmezse bütünlüğünü kavramanız kolaylaşacaktır. Şiirsel ve metafor yüklü cümlelerin üzerine iki üç defa düşünmeniz gerekecektir. Sayfa sayısının da müsait olduğunu düşünürsek bir oturuşta bitirmelisiniz.
Pişman da olmazsınız.