Kriz Anthem

Kerem Advan

 

 

mahrem yerlerinden kundakladım geceyi
enola bu kadarını tahmin etmemişti işin aslı
loğusa yatağında origami bükerdi
çok sevdiği arap papye dö damas
öyle sarışındı ki van gölü canavarı tırnaklarını hohlarken
maupassant bordo rujunu tazelermiş
sözüm ona bir katalonya operetinin buluğ çağındayız
abim faydacı bir mumyanın ağzından öğrenmişti gustoyu
pangaltı’da eski kulağı kesiklerin cirit attığı ocaklarda
maviye çalardı gözleriniz nereden baksan
o hafta at sırtında abc’sini yazmıştık gangsterliğin
hangi filmde görmüştüm
entelektüel dürüstlük diyorlar
çiçekler sevişirken babalarını bile tanımazlarmış
ahizeli telefonda kendimi çaldırıp kapıyorum
bazı kızlardan hoşlanmıyordum
arkamdan tüme varıyor yalnızlıklar
yaprak döner kadar vejetaryenliğim
oracıkta düşüp bayılsam, inanırsınız

32

her yazın ardından boncuk terler döküyorum
gömlekler ütülenince, çöl demini almadan
bir kıvılcımdır düşer sazlıklara
umudun eve dönüş saatidir
şakayık apartmanda topal bir simyager size ne
verebilir ki hafif sıklet bir güreşten başka
kandinsky'nin kedisi şair olup çıkmış oysa çok değil
javier on dört yaşında
ispanya'nın en şanslı torerosuydu

33