Tanrı Misafiri

Yiğit Emrah Gümrah

 

 

aydınlık gözümü benden aldığından beri;
      saklanır oldum karanlıkta
        gaipten sesler çıkarttım orada
        
kişiler
   ve 
    o 
kişilerin;
 anlamsızca yüzüme vurduğu egolarıyla birlikte oldum
sigaraları içti beni ilk önce..
ait olmadığı kültürle 
              kültürüme;
                        baskı yapan nefesleri kokladım bi süre!
ben içtim sonra sigaraları..

duyamadığım hisler de kayboldu 
  “organlarımın naklinde”
haberini aldım ama,
 mutluymuş duyan siren seslerini..

doğumlar karanlıkta gerçekleşti;
18
“saat,
  şeytanı 
   ben
    geçede”
aydınlanmanın lüks olduğu sabahlar da
-paltomu bıraktım bende, benliğimin üstüne-
korkmaya başlamıştım ki..
 yalınlık, yine benle değildi
 
  yokluğum;
                     ben gibi oturuyordu sandalye de

tıkanmış bu nefsimin açılmasını istedim gökyüzünden
o bana yağmuru verdi
 ben ıslanmayı sevmedim
“şemsiye yaptım kendime kül tablalarından”

karamsar değilim.
 realist olamadım..
  sürrealist olmaz…
olana oldu demek de mantığımın elini sıkmadı
                                                                               “hiç bi zaman”
uç noktalarımız değiyordu dikta notalarına ama;
duyamadım.
        karanlıktaydım..
-daha(lar) olduğu için de her zaman, 
diploması olmadı heveslerimin-

19

 

 

Öğüt

 

 

            temizlenen kalıntı
sağ çıkamadığım cinsel manevraları
çan sesi mesaj sesim, her kotası ona dolu bi hat düşünün
özlediğim çıplaklığı, dans eden ses tonuma vurguymuş
aşağıya in artık!
çıktığın basamakları(m!), uydurduğun çivilerle durur
nefret içinde olsak dahi, demedik mi “iyi bak” diye?
bıyıktan bile düşüp, sakalımın altından gülümse
20