Sabahın tel örgülerden olma
yazmasının arasında durakla!
İntihara selam ver geçerken,
ellerinle ceplerini yokla
ve varsa bir tutam aşkın
Bana da uğra!
Tütün tüter için için sanırsın
Antalya'da Adıyaman kokusu var
Kırmızı başlıklı kızlarla kurtçuluk oyna
Hasreti ağzından öksür
Barışlar harla nevroz ateşinde
İçimden giden yabancıları tanışıklığınla uğurla!
Fesleğenler koy pencere sırtlarına
yüzünü kuyu suyuyla hürmet ettir Sabah...
Tel örgülerden örme kazaklarını
annem gibi çok sıcakta yıka
Ruhum gibi küçülsün,
karşında aşağılandığım gibi çeksin kazaklar
İntihar etmeden önce,
kendini ihbar et
Bana sormadan polisi ara!
Endişe güdüyorum içimden
Kırlangıçlar sızlıyor
Parmak uçlarımda şüphe
Erhan yavuz koşmadı mı yoksa kayba?
Sabah...
Adımı koyu karanlığa karala..
Tütün biter gece çöker
Hüznüme doğru uzar
Munzur
İhtiras ve tahrik ve Kazablanka yörüklerinden bu yana
Fırat nehrine doğru akacak bileklerim
Baş başa kalacak bir polis bir ayna
Sabah..
Tel örgüler.
Kazaklar..
Gözlerin kokarsa ilkbahar
Turnanın gagasında telli oymak
Selam koca bir selam et geçerken benden
Arada bir de kalbime uğra....
Tütün için için ve gece koyu
Sabaha bölünmüş bulunacak kanlı bir uyku
Gebe bir kadının midesine doğru uzanıyor teslimiyet
Rahim ise mağara
Solum kalp ve devrim içerir
Sağım yalnızca kalmayı
Gideceksen soluma doğru
Şu sabaha varmadan öldür beni
Ve unutma sevgilim,
Kızıldereli roboskili rojavalı sevgilim.
Sakın sağ kalma!