24 Ocak 1980 kararları, ithal ikameci politikalar yerine ihracata dayalı bir ekonomi modelini Türkiye’ye tanıttı. Ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla çıkarılan bu kararlar, ülkenin neoliberal politikalara geçişinin de ilk sinyallerini verdi. Kısa bir süre sonra gerçekleşen 12 Eylül askeri darbesi, siyasi muhalefeti kıskacına alırken artan devlet şiddeti insan haklarının tamamen yok sayılmasını beraberinde getirdi. Birkaç değişiklikle günümüzde hala yürürlükte olan 1982 Anayasası, askeri iradenin baskısı altında yapılan referandumla kabul edildi.
Neoliberal politikalar, 1982 Anayasası sonrasında yönetime gelen ilk sivil siyasi parti olan Anavatan Partisi’nin (ANAP) temellerini oluşturdu. Kurulduğu 1983’ten 1991’e kadar tek
Sayfa 7 yükleniyor…
başına iktidarda kalan ANAP, tüketim odaklı bir toplum anlayışını devreye soktu;gücünü korumakta olan askeri vesayet ise, her türlü muhalif eylem ve politik oluşumun önünde durmaya devam etti. 1980’ler boyunca uyum içerisinde hareket eden bu iktidar odakları, tüketime bağlı refah ve özgürlük ortamı vaat ederken sosyal ve siyasi yaşamda otoriter bir yaklaşım izledi.
Sendikal hak mücadeleleri ve diğer politik örgütlenmeleri durduran askeri darbe ve 1982 Anayasası, 1980’lerin ilk yarısında çeşitli sivil muhalefet ve temsil biçimlerinin ortaya çıkışını engelleyemedi. On yılın sonlarına gelindiğinde, sivil toplum hareketleri gelişerek demokratikleşmede aktif bir rol almaya ve statükoya karşı durmaya başladı. Feministler, çevreciler, eşcinsel hakları, aktivistleri, insan hakları savunucuları gibi siyasal temsiliyet olanaklarından yoksun birçok grup alternatif birliktelikler oluşturdu. Bu birliktelikler, demokratik hak ve özgürlük talepleri merkezinde bir politika benimserken yeni toplumsal örgütlenmelerin de önünü açtı.
Nereden geldik buraya?
Beyoğlu’nun gözde kültür mekânlarından SALT, 3 Eylül’den beri bir sergiye ev sahipliği yapıyor: ‘Nerden Geldik Buraya’. Avrupa müzeler konfederasyonu l’Internationale’in beş yıllık “Sanat Kullanımları – 1848 ve 1989’un Mirası” programı kapsamında gerçekleştirilen sergi, 12 Eylül Darbesi’nden sonra ortaya çıkan toplumsal hareketleri
ve popüler kültür ögeleri üzerinden yakın geçmişi irdeliyor. Halil Altındere, Serdar Ateşer, Aslı Çavuşoğlu, Barış Doğrusöz, Ayşe Erkmen, Esra Ersen ve Hale Tenger’in işlerinin görülebileceği sergi, dönemi, özellikle de o dönemi yaşamamış 90 kuşağına, ilk elden örneklerle kavrayabilme fırsatı sunuyor.
Ziyaretçilerine Ayasofya meselesi, Tarlabaşı, Fatih Sultan Mehmet köprüsü inşaat süreci, üçüncü köprü hayalleri, vicdani ret, kimlik meselesi, eşcinsel hakları, tüketici hakları gibi yakın tarihi meşgul eden meseleleri geniş bir bilgi kaynağı çeşitliliğiyle sunan sergide, fotoğraflardan dilekçelere, ses kayıtlarından tanıtım filmlerine, amatör video kayıtlarından reklam kampanyalarına kadar pek çok veri kaynağı mevcut.
Sayfa 9 yükleniyor…
1988’de Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan ve cezaevlerinde tek tip kıyafet giyilmesini, havalanma süresinin azaltılmasını, görüşlerde yalnızca Türkçe konuşulmasını, mektup ve telgrafla haberleşmenin denetime bağlanmasını öngören 1 Ağustos Genelgesi’ne karşı yapılan protestolar serginin en ilgi çekici verimlerinden. Basında ‘Siyahlı Kadınlar’ olarak adlandırılan feminist grubunun gösterilerinden kesitler görmek mümkün. Yine 1980’lerin sonunda yayınlanan Sokak Dergisi’nin sayıları da zamanın dinamiklerini aktarması ve o günden bu güne sorunlarımızda pek de bir değişim olmadığını anlamak açısından incelenmeli. [‘Kürt ve Türk Aydınlarının Çağrısı: Doğu’da Savaşa Son’ ve ‘Başka Yol Yok Demokrasi Hemen Şimdi!’ gibi manşetler bugünleri ne kadar da hatırlatıyor.]
Sayfa 10 yükleniyor…
Sergiden, Aslı Çavuşoğlu’nun, 1985’te ‘devrim’, ‘özgürlük’, ‘bellek’, ‘yaşam’ kelimelerinin de içinde bulunduğu 205 kelimenin radyo ve televizyon kanallarında kullanılmasını yasaklayan TRT kararından hareketle MC Fuat ile bu kelimelerden 191’ini kullanarak ürettiği rap şarkısı ‘191/205’i de dinlemeden ayrılmamalı.
İzlememiş olanlar için Ömer Kavur’un 1987’de Yusuf Atılgan’ın ünlü eserinden beyazperdeye aktardığı Anayurt Oteli de sergi kapsamında oluşturulan bir kabin içerisinde sürekli olarak gösteriliyor. Kabinin dışında her ne kadar “-Yer yok!” yazsa da politik ve popüler olanın dökümünü yapan ‘Nerden Geldik Buraya’ sergisinde, bugünlere nereden geldiğimizi merak edenler için 29 Kasım’a kadar yer var!
Sayfa 11 yükleniyor…