Adını andığımda avucuna düşen yaprakları ye şimdi.
-Yem yeşildi
Adına kandığımda vücüduma sıçan böcekleri peşindi.
-Kan ardı
Pan zehirlenmemiş ormanları böceklersarardı-
-yapraklar, adına kandığım andı.
Yağmur yağarsa böcekler ölür ama yapraklar boyun eğer-
-bulut ölülerin bıraktığı sırdan peydahlanmamışsa.
Nitekim bulutlar dağla çarpışınca boşalır,
Dağlar sik yarıştırır sıradan-
-bir dağ olmaktan.
Sıradan dan dan söyledin din
din üstüne yemin ki bu kez çok ileri gittin tin
tinkerbell’I siktirip ip
ipimle kuşağım sağır saklar sırrı bir asır sır
sırrı ortaya çıkar kar
kararır güneş neş
neşter gülüşün kah kah kahır.
Fetretine kanat çırpar, zamana aldırmaz kelebekler.
-Direnerek
Sesim gider zürafalar yalasa kulağını, kin bile bekler.
-Gülerek
te oldu diken kaldırınca kılıcını
kın sakınmadı sakin durmadı.
(İspanya'da da Teseni anlatır.)
Yek ün bulursa yekûn peşinden gelir.
Yek başıma topyekûn ateşe veririm.
Yüzünde balıklar peşinden ağlarım.
kaplumbağa uçkuru kafası, içine kaçınca avlarım.
Böyle ormanın belasını eşeğe havale ederim.
Havale darken bir kadrajdan ben de geçerim.
Geçerim de, zürafalar kapatır yüzüne vuran tılsımı.
Ve gaylere hangi çingeneler gül satardı?
Ben hayatındaki devinim.
Beynimin tamirhanesi tımarhane,
tımarlı sipahiler siper alır ellerinde sniperlar.
Vücudunun çizgileri soyunur fiziki haritalarımda.
Arşınlarım keşfe keder her bir toprağını adım adım.
Reçineler emerim dağlı tepeleri aşkın memelerinden.
Tükürürüm içinde ölmüş her böceği sanrıdır benim adım.
Yüzümü astım gülüşünün batışına
Batısından doğmasını beklerken gündüzlerinin.
Ezansız kararır gün eşsiz, cenazeye yetişebilir doğumdaki müezzin.
Gerilla oyarım toprağımdaki her çiçek silinmez gerçek bir izin.
Yarasa yaramazsa kayboluşuna gömülürsün karanlığın.
Baykuşlar cenaze namazını kılar.
270 derece esselamualeyküm ve rahmetullah başları.
Şairliği ölen meczupların cenazesi nereden kalkardı?