Ve Büyük İnsanlık en sonunda beni sindirerek işleminin en son karanlık ve nemli durağına dayandırmıştı. Ben de dar kıvrımlarda kendime bir yer bulmuştum ki birden Büyük İnsanlık ıkınmaya başladı ve ışık göründü: Panera!
Anüs ve dış dünyanın kesiştiği bu yere, Büyük İnsanlık tarafından Kurtuluş Parkı dendiğini öğrendim. Bir Büyük İnsanlık Belediyesi tarafından X yılında kurulduğunu, Y kadar ağaç, Z kadar bank, α kadar tekinsiz insanın geceleri dolaştığını da öğrendim. Fakat belki de o anda Büyük İnsan bedenimin Büyük İnsan gözleriyle orada olmam bana hala küçük bir şeyler olduğunu anlattı: Panera!
Bahadır abimin karısı, Tuğba ablamın sözleri beni zamanın en başına götürdü, hatırlayabildiğimin en eskisine. Demişti ki o “çok özür dileyenle çok teşekkür edenden korkacaksın ablacım”. Bu söz bilinçaltımda güzelce bir yere sığıştıktan sonra, herkesten özür dileyip fazlasıyla teşekkür ettiğim bir başka günde tekrar su yüzüne çıktı. O kadar fazla dilime pelesenk oldular ki çoktan anlamını kaybetti her ikisi de. Sana vaat edilen neydi? Senin dizlerine sunulan ne? Sana Tanrı ne için söz vermişti ki sen onlar için şükrediyorsun ve utanç duyuyorsun ey Ölümlü? Cebrailim benim: Panera, Panera, PANERA!
--------------------------------------
DİS
Distopyalar güzeldir.
Patron. Affedin beni. Hastanedeydim biliyorsunuz durumları. İşleri de aksattım biliyorum. Ben yokken benim tuşlara kim bastı? Hakkını helal etsin, ben ona affettiririm kendimi. Umarım şirketimizin zararını telafi ederim ben buradayken. Evet, iyiyim merak etmeyin. Asıl ben buradayken kendimi çok iyi hissediyorum, ne demek ekstra izin? Sizi de çok severmiş, rahmetli de biliyordu çok yoğun olduğunuzu. Çok teşekkürler efendim, sağ olun. İsterseniz bana fazladan mesai yazın bu hafta sonu, gelemediğim günler için. Beni işten çıkarmadığınız için teşekkür ederim efendim. Her şey için tekrardan özür dilerim. İyi günler, iyi çalışmalar efendim.
SO
Sokayım işine de, minnettarlığına da. Ben hayatım boyunca ilk defa benim, hey! Üniversitede okuduğum Durkheim yanlışsın. İnsanlar toplumsal rollerinden çok daha fazlası. Toplum, ben ve benim gibilerden oluşan bir organizmadır sadece. Ben bana biçilen kaftan değilim, hey! Ben bana biçilen gömleği yırttım, attım. Eski Milli Sevişçilerden değilim artık. Ne Milli Görüş mü? 90’larda anlatılan bir masaldı o. Hiçbir “veresiye verenin” kazanmadığı, her “peşin satanın” kazandığı bir mücadeleydi o. Doğmamış çocuklara dikilir don, ben hatırlayamadığım kadar uzun zamandır donsuz geziyorum, hey! Birileri tarafından emziriliyorum ama o kim yemin olsun bilmiyorum.
Sİ
Simsiyah bir gecede ben evimden 9 yaşında koparıldım. Kendimi evsizliğin tam ortasında buldum. Ev paravan, ev belletmen, ev soğuk duvardı artık. Gözlerimi kapadığım yer hep aydınlıktı. Gözlerimi kapadığımda hep o kadın vardı, o aydınlıktı. O kadına birkaç kitap okuduktan sonra Luna adını verdim, kadın aydınlıktı. Çünkü binbir bağırıştan sonra, derslerde işittiğim binbir azar ve aldığım binbir eksiden sonra, binbir “yatın lan artık beni pisikopata bağlatmayın”dan sonra, binbir “oğlum ağlama Kurban Bayram’ında görüşeceğiz zaten”den sonra, adı “etütte nasıl ses yaparsın amına koduğum” olan binbir tokat şaklamasından sonra her gözlerimi kapatışımda Luna’nın orada apaydınlık, efil efil ışıdığını gördüm.
YA
- Ya, nasıl söylesem gerçekten bilemiyorum.
- Öyle veya böyle illa ki söyleyeceksin ki yanıma gelebilmişsin.
- Evet, haklısın. O zaman şöyle söyleyeyim Luna. Ben galiba senden hoşlanıyorum. Yani, nasıl ifade etsem. Böyle sen yanımdayken ben kendimden geçiyorum, ben, ben nasıl söylesem öyle bir hale geliyorum ki her gece rüyamlarımda seni görüyorum. Bir insan rüyalarında bile seni rahat bırakmıyorsa diyor bir şair gerçekten âşıksındır. İşte böyle bir durumdayım. Yani artık küçük de değiliz Luna. Yaklaşık 5840 günden beri bu dünyada yaşıyorum. İlk defa böyle duygular yaşıyorum. Hem artık evden de uzaktayız. Benim sana ihtiyacım var Luna. Seni galiba seviyorum.
- C. bir şey söyliycem de ben zaten 32 gündür Alper’le çıkıyorum bilmiyor musun? Zaten 1000 gündür sevgilim olmasa asla senin gibi
bi ezikle çıkmam. Bi de seni galiba seviyorum ne demek? İnsanları meşgul etme bence emin olmadığın duygularla. He unutmadan, bi de ben seni arkadaş olarak görüyorum.
Galiba
----------------------------------
TİF
Tiftik keçisi Ankara’nın meşhur hayvanı değil mi? Yoksa bana hayatta tiftik kılından damatlık giydirmezlerdi. Meret ne kaşındırıyor be! Ansızın altımda bi sandalye, önümde bi mikrofon.
- Sayın C. Sekizköşeliyıldız, hiçbir baskı altında kalmadan kendi iradenizle sayın nişanlınızla yani annenizle evlenmeyi kabul ediyor musunuz?
- Evet.
- Sayın C. Sekizköşeliyıldız, hiçbir baskı altında kalmadan kendi iradenizle yatılı okuldayken her gün annenizi ankesörlü telefon kulübesinden aramayı kabul ediyor musunuz?
- Evet.
- Sayın C. Sekizköşeliyıldız, hiçbir baskı altında kalmadan kendi iradenizle Issız Adam filmini her izleyişinizde ağlamamayı da kabul ediyor musunuz?
- Evet dedik ya lan eveeet!
- O zaman ben de annenizle sizi karı koca ilan edi…
-İTİRAZ EDİYORUM (Panera)
-------------------------------------------
FÜJ