… Ve her şey birer birer devriliyordu. Zaman sarı kumdan taneleriyle bir tespih Devralıyordu ellerinden yorucu yıkım işlerini. Oradaydın O turuncu Rüzgârgülü adada. Adımı gizleyip, bir sırrı fısıldamıştım bi buluta. Bulut bu durur mu? Bulut rüzgâra Rüzgâr güllere.
Sayfa 16 yükleniyor…
Sayfa 17 yükleniyor…
Ve dünya, gökle kaplı dönme dolaptı
Rüyamızda
Atlar vardı.
Yeryüzünün tüm tutsak atları,
Kulaklarında tamu çiçekleri ile
Koşar, koşar cehenneme.
Esaret ki
Gözle görülür gözde.
Benim sana ayırdığım kelimelerim son yıldızlı gece
Mariana çukurunda sakladım onu bi midyeye.
Bu senin kutun.
Aç.
***
Ve her şey birdenbire kırmızıya bulandı böylece.
Oradaydık
O kırmızı
rüzgârgülü adada.
Palmiyeler senin rujuna boyandı,
Sen salınarak yıldıza,
Yıldız geceye.
Kırmızı yıldızlı bi gece vardı kadehte
Ben seni içtim.
Sayfa 19 yükleniyor…
Ve dünya göğe sığmayan bir dönme dolaptı
Gözlerimizde
Atlıkarıncalar vardı.
Yeryüzünün âşık tüm atları
Islak kırmızı öpücüklerle
Çiçekler çiçekler eker cehenneme.
Aşk ki
Gözle görülür gözde.
Şimdi; durgun sularda yürür gibiydik seninle
Ve her şey birer birer var oluyordu
Yerde,
Gökte,
Ellerinde.