Ah Güzel Kızımın Güzel Adının Güzel Kokusu

Semih Bozkurt

 

 

Siz, yani yitirdiğiniz renklerin fırçası gönlümün,
Ben, bilirsiniz beni, hiçbir sizde olmayan beni.

Yeryüzü sizin, gökyüzü benim (bu suda görünsün)
Yüzümün aksi pek aksi bir su olmanın yüzünde
Yüzüm hep bir su olmanın yüzünde

Biz, işte bilirsiniz bizi, ben olan bizi. hiçbir sizde olmayan benin bizleri.

Ne farkımız kaldı hayvan
barınağından baktığımız aynadaki
bir akis, bir izleri, bir biz,
biraz da siz mi? –hay aksi.

Bir türlü sevemedim dağların çağırmadığı yolları, şehirleri sarmadığı bulutların
Gökyüzüyle düşlenmiş yahut gök yüzüyle döşenmiş şehirlerin gözleri parçalı bulutlu
Bulutlu şehirlerin gözlerinde yamaçsız dağların korkusu ve yaşlanmış şehirlerin tortusu

31

Sayfa 32 yükleniyor…

burun deliklerimi istila eden şehrin tanık nefesi
nefsi ciğerlerimi korlayan dağlı yolların yanık meşalesi
ah, güzel kızımın güzel adının güzel kokusu

tüm güzel şehirleri güzel kızları besler
ve güzel kızlar da güzel şehirlere benzer
ben işte, hatırlarsınız beni, hiçbir sizde olmayan benin izleri
ben doğurdum kızımı kokusunu da ben doğurdum
benim artık bulutu da sağanağı da işte yine benim sığınağı
dağlı tepeleri de ben yürüdüm dağlı memelerinden de ben verdim sütünü
güzel şehirlerini de ben besledim ayaklarını da sizden ben yürüttüm

pasif fetişik duygularla tuttum ayaklarınızı anlayacağınız
neredeyse kusursuzdunuz olmasaydı ayaklarınız
zarif bir ölü gibi giden ayaklarınız.
siz, yani tüm dudakların bulutlu yolu ve tüm boyunların dağlı sonu
ben, yani bulutlu dağların yolunun sonu ve güzel kızımın güzel adının güzel kokusu
yeryüzünde ne varsa yerle bir ettiniz, sizin olsun yeryüzü
gökyüzünde ne varsa benle bir ettiniz, artık benimdir gökyüzü

33

yani hiç ağlamayın boşuna, yeryüzü sağanağımdan rutubet tuttu.
bir su olmanın yüzüne bakan herkes gökyüzünde
bunu da gördü.

34