Biraz buz biraz cesaret San ki; kursağında saklanan dokunuşlara sarılmamış kurtçuklar Sanki ilk kez dans edeceksin Gevendeler geçiyor ruhumdan, Sesinde yaprak kımıldamazken. Eteklerimiz sırılsıklam Gözlerimiz taş Biraz haz biraz ceset San ki; gölgelerinde sakındığın kolların kenetlenmiş Sanki ilk kez bi ruhta yüzüyor ellerin Tedirgin nameler geçiyor hıçkırıklarımızdan Ama bu çingene valsi devam etmeli Çünkü sevmek bu Sustalı
Biraz kanyon biraz kaldırım taşı San ki; denetimsiz bir düş oyunu Sanki adımların getirmemiş seni buraya Yırtık dokunuşlar geçiyor dizlerimizden Ne varsa bi kambur gibi taşıdığımız Bir ayin gibi Karışıyor dillerimizde. Ama gerçek bu: Sevgilim; Seni seviyorum derken, günah çıkartma. Taşlar dökülür.