Madalyonun İkiyüzlü Günahkàrı

Enes Sarı

 

I

Ürtikerlere bulanmış yüzlerin
Arsızca aklanma çabasıdır bu
Madalyonun iki yüzünün aynı olduğu hileli bir oyun
Çünkü her çehresini gördüğümde
Beni diken diken eden madalyonun çirkin yüzlerinin
Yüz binlercesinin bana öğrettiği gibi
Ben de koklayıp kendi çiçeğimi
Kendi salkımımdan bağ bozumu okkalı şaraplardı
Yaptığım kendime
Kimine göre delilikti bu evet
Kimine göre ise
Dünyayı boğazlayabilmek için son umudum
Bilincimi katlayıp cebime koydum
Ruhumdan beynime uzanan o uzun yolda
Günlerce taban tepip
Aradım herkesin bulmaya çalıştığı o bakire emaneti
Sıktım kasıklarımı
Manolya kokulu kısraklara
Boşverdim dünyayı, karşılarında dik durabilsin diye
Kazıklar çaktım boynuma
En pejmürde kıyafetleri ve en kalender halimi takınıp

16

Üzerime
Yürüdüm ve durmadan yürüyorum
Herkesin diline doladığı ama kimsenin avazının yetmediği
Başkasına palazlanıp, kendine asla söylemediği
Masum yalvaçların dilindeki o masum rapsodi
Ve o çalakalem karaladıkları eskizi
Çizdim suratıma birer birer
Kınından çıkmayı beklemeden daldırdım yüzüme kalemi
Çünkü gözlerden zülküfler boşanmadan
Çiçekler kan kusmadan, arılar doldurmayacak peteklerini ve
Her günahın ardında siperde bekleyen ölüm korkusu
Öldürüp öldürüp
Diriltmedikçe bizi
Günahtan ateş gibi olmuş bedenlerimiz hiç soğumayacak.

II

Evet
Bunu birçoğu kabul etmeyecek
Hayvanına arpa yedirirken içkisini asla içmeyecek birçoğu
Katil, dışarıdaki son akşam yemeğini keyifle yerken
Maktulüne son duasını ettirmeyecek
Evet
Bunu birçoğunuz kabul etmeyecek
Anne sesi duymanın sonu ölümle biten yan etkisi olduğunu
Yüzü asla kızarmayanların suç işlemeden önce
Madalyonun güzel yüzleriyle
Annelerine baktığını

17

Karnı aç sırtı açıkta anneleri,
Emzire emzire bir deri bir kemik kalmış anneleri
İşbirlikçisidir kaderini katil dudakların merhametine
Bırakan al yanaklı iyi çocukların
Bayram sabahı işlediği tüm günahların
Tıpkısıdır
Bir bayram sabahı işlediğim tüm günahlarım
Ardında
Sahte gülümseyişler ve maske yarası
Yüzümden jiletle sıyırdığım
Kàfi değildi iki damla gözyaşına
Ama ağladı cellatlarım
O sabah işlediğim bütün günahları sıraladım
Her yazdığımda sayısını unutup günahları baştan işledim
Neşter tutmaz ellerim
Kendi kendini kendi kalemiyle doğradı
Dokuz parmağa bölündüm
Hepsiyle kendime dokuz güzel kadın daha beğendim
Nabızlarına dokunup
Ritimlerine farklı farklı şarkılar yazdım
Ve aniden şarkıları yarım bırakıp
Hepsinin mezarında teker teker ağladım
Her günahın ardında siperde bekleyen ölüm korkusu
Söylet bu şarkıları bana, beni son kez konuştur
Teslim oldum
Artık senden son isteğim budur.

18