Tomris Hatun

Burhan Tepe

Tarihte bilinen ilk kadın hükümdar Tomris Hatun’dur. Milattan önce 6.yüzyılda Saka (İskit) hükümdarı olmuştur. Tomris Hatun, ülkenin başına geçtikten sonra barışçıl ve savunmaya önem veren bir hükümdarlık yapmıştır.

Sakalar bu dönemde Pers İmparatorluğu ile sınır devletiydiler. Tomris Hatun’un Saka hükümdarı olduğunu öğrenen Pers İmparatoru Büyük Kiros bu durumu lehine çevirmek için sürekli Saka topraklarına akınlar düzenleyerek onları yıldırmak istiyordu. Ancak sayıca Pers kuvvetlerinin yarısı kadar olan Sakalar geri çekilip savaşmak için en avantajlı bölgeyi seçiyorlardı. Asla büyük bir meydan savaşına yanaşmadılar. Sakalar bu şekilde bütün gerilla taktiklerini kullanarak Pers kuvvetlerini aylarca oyaladılar. Saka topraklarına giren Persler geride sadece ateşe verilmiş tarlalar ve evler buluyordu. Durumdan haberdar olan Pers İmparatoru Büyük Kiros, elçileri ile Tomris Hatun’a bir mesaj gönderdi. Mesajda onunla evlenmesi ve kendisine tabi olması şartıyla Saka Devleti ile uğraşmayacağını ve onları himayesine alacağını bildirdi. Tomris Hatun bunun bir oyun olduğunu anladı ve teklifi kabul etmedi. Teklifinin reddedildiğini öğrenen Büyük Kiros adeta çılgına dönmüştü. Derhal büyük bir ordu toplanması için emir verdi. Bu orduda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek de vardı.

21

Perslerin bütün kuvvetleriyle saldırıya geçeceğini öğrenen Tomris Hatun, artık geri çekilmenin bir faydası olmayacağını ve savaşması gerektiğini biliyordu.

Savaş için gerekli hazırlıklar yapıldı ve iki ordu geniş bir ovada karşı karşıya geldi. Güneş batmak üzereydi ve iki taraf da savaşı ertesi güne bırakıp beklemeye başladılar. Gecenin karanlığı çöktüğünde Büyük Kiros kurnaz planını devreye soktu ve iki ordunun arasında kalan bir bölgeye geniş bir çadır kurdurdu. Çadırın içinde en nadide yiyecekler, şaraplar, çalgılar ve en önemlisi Pers diyarının en güzel kadınları vardı.

Bir süre sonra çadırı fark eden Tomris Hatun, oğlunu yanına çağırarak gidip çadıra bakmasını söyler. Tomris Hatun’un oğlu yanına birkaç asker alarak sessizce çadıra saldırır. Çadırda sadece 3-5 Pers nöbetçisi vardır ve hepsi anında öldürülür. Ancak çadırın içindeki bu güzellikleri gören Saka askerleri zevk-i sefaya dalar. Zaten Büyük Kiros’un amacı da budur. Bir süre sonra çadırdaki Saka askerlerinin sarhoş olduğundan emin olan Pers kuvvetleri saldırıya geçer ve herkesi öldürür. Ölenlerin arasında Tomris Hatun’un oğlu da vardır. Böylece Büyük Kiros, oğlunu öldürdüğü Tomris Hatun’a savaş daha başlamadan büyük bir darbe indirmiştir. Sabah olduğunda oğlunun kellesini bir mızrağa saplanmış halde gören Tomris Hatun büyük bir intikam yemini eder. ’’Kana susamış Kiros. Sen oğlumu mertlikle değil o içtikçe zıvanadan çıktığın şarapla öldürdün.

22

Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!’’

Güneş iyice havayı aydınlattığında Pers kuvvetleri çok sert bir şekilde taarruza başlar. Birkaç saatlik çarpışmadan sonra Tomris Hatun ordusuna geri çekilme emri verir ve ordusunu büyük bir tepenin altında bulunan dar bir geçide getirir. Saka kuvvetlerinin geri çekildiğini gören Büyük Kiros öldürücü darbeyi indirmek için askerlerine saldırı emri verir. İki ordu artık dar bir geçitte sıkışmıştır. Ancak bu Tomris Hatun’un kurnaz bir planıdır. Bir süre sonra tepede Saka okçuları belirir ve Pers kuvvetlerini ok yağmuruna tutmaya başlarlar. Persler çok zor durumda kalmıştır. Büyük Kiros ordusuna geri çekilme emri verir fakat ordu geri çekilemez. Çünkü aşağıda Saka piyadeleri Pers ordusunu iyice sıkıştırmıştır. Birkaç saat sonra toz bulutu aralandığında bütün Pers askerlerinin öldüğü görülür. Ölenlerin arasında Pers İmparatoru Büyük Kiros da vardır. Tomris Hatun sözünü tutar ve Kiros’un başını keserek kan dolu bir tulumun içine atar ve aynen şöyle der ’’Hayatında kan içmeye doymamıştın, şimdi seni kanla doyuruyorum!’’

23