Tutarlılık

Nuri Özmen

Son zamanlarda çok sık karşılaştığım, bazen kendimin de bu hataya düştüğü bilginin doğruluğu ve yapılan mantık hatalarından dem vurmak istiyorum. Galat-ı meşhur, lügat-ı fasihten evlâdır1 dememeyi yeğlememiz gerekir. Akan bir zaman içerisinde bir gereklilik olarak sürekli bir şeyler öğreniyoruz. Öğrendiğimizin doğruluğu problemi burada ortaya çıkıyor. Sokakta yürürken, internette dolaşırken, sınıfta etkileşim halinde olduğumuz canlı cansız varlıklarla farkında olmadan ya da olarak bilgi teatisinde bulunuyoruz. Teyit, tasdik yahut bilgi dâhilinde mantıksal süreç gibi yöntemler doğru bilgiye ulaşmada kullanılmalıdır.

Diyelim ki bir kişiyle tartışıyorsunuz, siz mi haklısınız o mu haklı? Söyledikleri tutarlı mı? Bir doğruluğu ve gerçekliği var mı? Bu gibi sorulara cevap bulmak oldukça zor fakat aşağıda bahsedeceğim yöntemler ile doğruya, gerçeğe, tutarlılığa birkaç adım daha yaklaşacaksınız. Karşınızdakini aslında bir metot olarak görebilirsiniz. Karşınızdaki insan bağnaz, faşist veyahut ne olursa olsun, yöntemlerin çarkları da o nebze hızlı döner.

29

1) False Dichotomy, Either or Fallacy (Hatalı Ayrım): Bir hadise karşısında takınılabilecek tek duruşun iki kutuptan birini seçmekten ibaret olduğu yanılsamasıdır.

Örnek: Ya x ya y!

‘Bir ülkenin veya herhangi bir kolektif oluşumun üyesi olan bir bireyin, o oluşma karşı alabileceği yegâne tavır sadece, siyah-beyaz ayrık noktalarından birini seçip sevmek veya sevmemek olmayabileceği, kimi özelliklerini sevip kimisini de sevmemesinin pekâlâ mümkün hatta kaçınılmaz olacağı ve kimi özelliklerini sevmemeyi seçen, vergi mükellefi olduğu varsayılan bir insanın da tek alternatifinin terk etmek olmadığı gibi, statüleri arasında ayrım olmayan kimi bireylerin kimi başka bireylere ültimatom verip mülteci konumuna düşürme haklarının olduğunu düşünmeleri, bir ‘false dichotomy’ örneğidir.

2) Begging the Question (Döngüsel Nedenselleştirme): Doğruluğu gösterilmesi amaçlanan bir önermenin doğruluğunun, öncüllerden birinde açıkça veya gizlice kabul edilmesi.

Örnek: “Allah vardır çünkü Kuran’da öyle yazıyor.”

Allah’ın yahut yaratıcının olup olmadığının tartışıldığı bir tartışmada Kuran’da öyle yazıyor derseniz bir mantık hatasına düşmüş olursunuz. Çünkü Allah’ın varlığı söylediğiniz kitaptan öncesine dayanır ki dayanmasa bile mümkünatını değiştirmemelidir. Bu yeknesak bir düşünceden öteye gidemez.

30

Tartışma bambaşka yerlere kayabilir ve tartışmacı taraflardan biri Kuran’ın doğruluğu hakkında sorgulamaya gidebilir.

3) Ad Hominem, To the Man ( Şahsa Yanlış İthaf):  Tartışılan konunun özüne ve içeriğine değil, iddia sahibi kişinin kişiliğine veya bir özelliğine saldırmak.

Örnek:  “Sen batı bilimiyle kendini körelttiğin için X’in muazzamlığını göremiyorsun.”

Bilimsel bir konuda açıklama yapan bilim adamına Müslüman olmadığı için hakikati göremediği düşüncesinde bulunursan bu da bariz bir mantık hatası olur. Yaptığı bilimin ya da açıkladığı bilimsel metinin bilim dışında hiçbir şeyle bağlantısı yoktur.

4) Straw Man (Tepkisel İndirgemecilik): Karşı tarafın pozisyonunu, saldırılmayı kolaylaştırmak için, hatalı bir şekilde resmedip, eleştirilerini bu hayali resme doğrultmak.

Örnek: Bir makine düşünün milyonlarca parçası olsa ve yıllarca bekleseniz birleşip bir makine olabilir mi? Evrim aldatmacası Allah’ı unutup tesadüflere inanmaktır.

Bu şekilde bir ithamda bulunursanız konuyu başka taraflara alakasız yönlere çekmiş olursunuz ki tartışmanın asıl amacından sapmasına neden olur.

31

1) Galat: Hata, özellikle mantık veya gramer hatası.
   Evlâ: Daha uygun, daha değerli, yakışan, yeğ.
   Cümlede verilmek istenen anlam halk arasında yaygın olarak
   kullanılan kelimelerin doğrularına göre daha makbul
   görülmesi durumudur.

Kaynakça:
1) https://www.nisanyansozluk.com
2) http://nodrylight.wordpress.com/
3) http://www.tdk.gov.tr/

32