Kış güneşinin ürkek bakışları hatırlatıyor seni bana
Sıcaklığına saklayıp taa uzak yollardan getirmiş gülünce kısılan gözlerini
Saçlarımı savuran bâd-ı sabâ omuzlarımda
Mahtamda kalbimi tıklatan sevda kokusu
Ruhumu teslim ediyorum hayallerin koynuna
İşte tam o anda sağır edercesine şarkımız çalıyor kulaklarımda
Kollarında özgürlüğe kanat çırpan bir güvercin oluyorum adeta
Söyle efulim
Bitmesin istenilen düşler nasıl gömülür yüreğin makberine
Hiç yaşanmamış gibi nasıl devam eder geçip giden zamanlar
Gözleri kan çanağına çeviren geceler nasıl sabaha erişir
Dilimde ayrılığa ukde kalmış naralar
Yüreğimden dolup taşan yakarışlar
Bir serçe misali narin gövdem
Daha ne kadar daha ağırlar seni kırılgan dallarımda
Gerçekleri haykırıyor şimdi
Yanaklarımı ıslatan damlalar
Gök kubbede savruluyor umutlar
Mavilikte biriken anılar tokatlıyor yüzümü ardı ardına
Rüyalara uyanmaktan takati kalmıyor gözlerin
Sükûnetin çıplak teninde yığılıp kalıyor bakışlar.