Rivayeti Zamanın Geçmişte Yaşadığıdır

Enes Sarı

 

kalın ipliklerle ördüğüm bulutlar üstünü kapadı anlamın
boyları gitgide uzayan yirmi yedi farklı yılın yıllığıma yazdıklarından çıkardığım.

saat gibi işliyordu zaman
güneş bir sarkacın ucuna sıkıca tutunup sallanırken
pışpışlıyordu beşiğin içinde insanları
karşılığı yoktu öğrenmenin adının miadını
karşı gelindiği kadar rast gelinseydi kendine 
izimi çıkarsaydı ortaya çalılar çırpılar ve alınları
bilmeden ve yolumun üstüne çukurlar açtığım savaşta
bir ağıt olarak okunmayacaktı kimliğimin mirası

düştüğüm yer yakın olurdu yıldızlara, bir yarık açılarak
yağmur sıçrardı düştüğüm yerde bana yakın olanlara.

imgeler toplardım pazar sonralarından ölüm öncelerinden
tozunu alıp dikerdim hüznün kirlenmiş yakasına
sayfalar ve sırtlar gibi hep aynı tarafa çevrilirim
ardım nereye gitse peşinde diri bir mezarlık
davetlisi olduğum bütün merasimler tarihe akran olduğumu hatırlatır

33

öznesi olduklarım yeni bir oğul
hepsi bana ağlayan tanrılar kucaklatır
yumuk olan yumruk olan ve sonra buruşuk ellerimin
doldurduğu evlerin giderek çatallaşan sesini kurcalamak
omuzlarımı daha çok aşındırır
buradan anlardım her göçe uygun bir iklim beklettiğimi
gözlerimde sulak araziler bellediğimi
açılan yarıktan sıçrayanın yağmura yalnızca benzediğini buradan anlardım
yani bu andan ve sonradan ağırdım 
öncelerden hafif

önceden ben kaşı gözü olan bir ağrıydım.

34