Binlerce renk varken yaşamda sen kırmızıyla tanımladın kendini. Çünkü cesurdun, kapanmamıştı yaraların ama tutkuyla bağlıydın hayata.
Çıktığın yol yokuştu, binlerce kilometre yürüdün, tümseklere aldırmadın düşünce hemen kalktın çünkü sen kırmızısın. Kanayan ellerin dizlerinden öte ruhun kırmızı...
Bazen öfkenden erirken bazen de tozu dumana kattın. Zemheri rüzgarlar gibi parçaladın attın önüne çıkan ne varsa. Hatta yıktın tüm köprüleri sonuçlarına aldırmadan yine kırmızıydın.
Sayfa 19 yükleniyor…
Yetmedi tabii alevler saçtın en sonunda... Ve artık siyahsın.
Ateş düştüğü yeri yaktı yakmasına da dumanı neden bende tütüyor?