Dünyayı Yakma Sanatı

Meltem Terzioğlu

 

Yer yüzünden gökyüzüne sarhoş olmayı teklif ediyorum sana,
Kanatlanmayı, güç almayı hayallerimizin ıstıraplı şehvetinden.
Konuşmayı saatlerce ve konuşurken hatırlamayı dilimizin dönmediği kelimeleri.
Parmak uçlarımızı ölüm öncesi kavrulan bedene bulaştıralım istiyorum,
Soğukları uzak tutmak, ölümü gün sonrasına ertelemek damarlarımızın kudretinden.

Yüzümüze kan dolan sefaleti yudumlarken gökyüzünde sevişmeyi teklif ediyorum sana,
Arsızca, aç karna tek olmayı ve fısıldamayı çatlamış dudaklarımızla bulutların çıplak yolunda.

Kana karışan dengesizliğinle ve dengesiz ruh halimle yakalım dünyayı,
Roma bunun yanında ufak bilye tanesi!

Kahkahalara boğulmayı teklif ediyorum sana gökyüzüne karışan dumanların arasından,
Reddetme kanayan rahmimden doğmayacak günahları!

14

Seninle biz ölüme uyanacağız en nihayetinde,
Güzele uyuyacağız küle dönen dünyanın göbeğinde ararken kıyameti.
Reddetme, örseleme dilimden dökülen, arsız ve mahrem kelimeleri!
Onlar ki hayata salıverecek yok yere kaybolan güzelliğin ihanetini.

Yaşanamayacak yılların yorgunluğuna bulaşalım istiyorum,
Seninle biz fütursuzca salınacağız Kızıldeniz’in sularında,
Asayla yarılan suyun içinde boğulacağız günahkar firavunun askerleri gibi.
Boğulurken ve arsız düşünceler hücum ederken kör noktasına cesaretin
Vazgeçme çırpınmaktan!
Ki yaşamak ölüme benzer biraz.

Gökyüzünden yer altına kanatlanmayı teklif ediyorum sana,
Çakılmayı en dibine göğüs kafesinin!
Yeryüzünde bulamadığımız iyiliğe ulaşmayı Hades'in mahzeninden.
Azap duymayacağız gireceğimiz toprağın cehenneminde,
Söz!

Kana karışan dengesizliğinle ve dengesiz ruh halimle yakalım dünyayı,
Güneş bunun için çok soğuk ve dingin.

15

Reddetme, örseleme dilimden dökülen, arsız ve mahrem kelimeleri!
Seninle biz ölüme uyanacaksak en nihayetinde
Yer çekimine savaş açmayı teklif ediyorum sana.
Reddetme, kırma!
Omuzlarımdan göğe yükselen kanatlarla uçuyorum yanına.

16