İnsan ne güzel konuşuyor hiç iz yok gibi ellerinde
Ve üzerine bi gömlek gibi dikilen yalanı ne kadar mağrur gülümsüyor her pencereden
Yalnız ben şaşırıyor olamam.
Tüm yeni yazları eski yaz şarkıları ile geçireceğimizi bilerek
Nasıl uyanıyoruz?
Ben, yani
Sırtında sahte peleriniyle bir arsız çingene,
Yalınayak bir yaprak gibi
Hayali bir atın sırtında koşturarak
Ve bir hayalin ortasına tek başıma kulağımda bir eski şarkıyla çadırlar kurarak
Nasıl uyanıyorum her sabah?
Dolsun diye bekliyoruz gökyüzü içimize bir nefeste.
Bir nefes daha duvarlarda arıyoruz
Uyumadan önce hep bi biraz daha daralıyoruz.
Daracık odalarımızı
Renkli rüyalar boyasın istiyoruz.
Fotoğraf: Ahh Marla
Bu kış bir başka soğuk geliyor sanki
Silinmez isler gibi geliyor
Alnımızın karası
Yüzümüzün karası.
Öyle bir soğuk ki; rüzgâr bizden esiyor
Bizden yana değil.
Sayfa 8 yükleniyor…
Artık
iki yana açılmış bu kadar kollarından başka
Hiçbi sevgi ikna edemez bizi.
Bu kış en çok bu ihtimalsizliğe benziyor.
Ve hayret ki insan uyanıyor
Ve insan ne güzel konuşuyor baharda sarmaşık ihtimaliyle
Suratına bi gülüş gibi dikilen yalan penceresinden.
Bi tek ben şaşırıyorsam yalnız başıma
İşte buna çok şaşırırım.
Ama biliriz ki ölüler bu tembel kalabalıktır.
Sayfa 9 yükleniyor…
Bu kış bi başka soğuk geliyor sanki.
Açtığımız çiçekleri unutarak
Gördüğümüz hiçbi rengi anımsamayarak
Sayıklayarak bir eski yaz şarkısını
Bizden esen rüzgâr çadırlarımızı savuruyor.
Oysa sevgilim bahar ki içimize düşen tek bir goncadır
Kalabalıklar, üzerinde ot bitmeyen mezarlıklar
Ama bu kış en çok bu fotoğrafa benziyor.
Sayfa 10 yükleniyor…