devir, viski en leziz çay bardağında içilir devri
yaratılan dünya ki amacından başka şeylere hizmet etmekte
ve bunda iyi olmaktadır
öyle ya bir sınava mahsus yaratılmışız
sınav kağıtlarını yırtmak insanlığımıza yaraşır
bizler ki ne bir kar tanesi kadar eşsiz ne de bir fil kadar eşliyiz
dünya çarkına kum bile olamayan bir çift dişliyiz
dişliyiz yani
derslerimiz çift dikiş
iş eğitimi dersinde elimiz iğne iplik dikiş
öğrendiklerimizi uygulayalım deyip meydanlara çıkmışız
putlar ve bayraklar dikmişiz bakıp tapınmak için
ve sonra molotoflarla yakmışız onları
buna yüreğimiz olduğunu göstermek bize yaraşır deyip
sokaklara dalmışız öğrendiklerimizi unutmak için
sokaklar ki bize diri ağaçları anımsatır bazı bazı
tek tek hatırlamasak da hatta bazen unutsak da adlarını
bir gözümüz pencerelerimizden hatıralarında saklı
başka bir penceresinden bakmaya çalışıyorum hayata
ama nafile
tek bir penceresi var evimin bugünlerde
tek bir güneş doğup bakmakta onun gözlerine
karşımda uzanmıyor artık tüm tarihi boğazına tıkılmış bir köprü
ya da plastiğe yosun tadını veren denizin kıyıları
dışarıdayım size göre, uzaktayım yani sizden
uzaktan tüm şehirler biraz güzeldir ya
ufaktır insanlar olduklarından
bu yüzdendir güzel görüyorum sizi
ve biliyorum nasıl güzel göründüğümü
aklımın başımdan uçması bundan
belki de öldük az yaşamaktan
ya da kayboldu detaylar uzaktan
ve az yaşamak bundan
ben yaşamak istiyorum
yakından görmek için
şöyle doğu’ya doğru bir çeviriyorum başımı
bir baş dönmesi denebilir buna
şam’dan kiev’e bir yol uzanır bakışlarımda adı riyakarlık köprüsü
ve karar veremiyorum
kievli bir kızı öperken dudaklarına bıraktığımız fırsatçılık mı
yoksa şamlı oğlanın tenine baktığımızda burnumuza gelen kokudaki ırkçılık mı
gökyüzünü gölge altında bırakan savaşın kalıntısı
bilemiyorum
insanlara yaklaştıkça çirkinleşiyor ya yaşamlar
ve daha bir gerçek oluyor zamanın ziyanı
aklıma kaçırdığım derslerim düşüyor
dersimiz yine çift dikişe giderken
bir kadeh daha viski koyuyorum evimdeki tek çay bardağına
haraşo hayatlar düşlüyorum aklıma eski aşklarım geliyor tüm bu karmaşada
ah be diyorum bu çay bardağından neden viski içiyorsam leziz leziz
bu yüzdendir ayrıyız sen, ben, biz ve eski sevdiklerimiz
çünkü ben yalnızlığın tadını güzelleştiren bir insan parçasıyım
ve parçalanmış tüm insanlar yalnızlığımın tadını kaçıran eski aşklarımı anımsatır
ben ki belki de onlarla birlikte olmak için yaratılmış bir müsvedde kağıt
üstüme yalnız şiirler yazıyorum çay bardağından yansıyan gözlerime bakıp bakıp
oysa biliyorum
onların yanında ben hep daha güzelim
ve benim yanımda onlar hep benden daha güzeldirler
birlikte uzaklaşırız adlarını unuttuğumuz sokaklardan
bir hatıra canlanır aklımızda tadı dilimizde hissedilir
kiev ve şam arasındaki köprüyü görmez oluruz bir süreliğine
ve görmez olur insanlar nasıl çirkin yaşlandığımızı
genç görünürüz olduğumuzdan
olduğundan genç görünenler
olduğundan erken ölürler
herkes olduğundan güzel görünüyor
herkes olduğundan çirkin