Dil ateşi, ağız mı yakar kulak mı?
Tırnakları mızrak, içli deli iltifatı.
Nefret salgınını sümkür, emrolundu.
Yeminim kemanımın konçertosu.
Cümle sonuna yakışır dilimin kreşendosu.
Yaşamla düeti sevmez böcekler korosu.
Sus!
Bazı notalar yazılırdı bazıları çalınmazdı.
Kolu karıncalanıyordu virtüözün.
Ağzı kapalı, kulakları yanıyordu.
Sağırlığı haykırdı:
Her yeni gün,
Komadan doğmak için çiçek koklarken
Hapşır ki, çok yaşayasın.
Ve sen de görmeyesin diye
Aynaya karanlıkta bakarlar.
Oysa
Kararmış gönüller, karanlıkta doğru görünür.
Ateş aydınlatamaz onları
Yeminleri akortsuz konçerto
İçi boş çığlık kreşendosu.
Dilleri mızrak, suçlu delil iftirası.
Üstüme bir çamur attılar.
Bana “Yalnız!” dediler.
İzi kaldı.