1941 yılında Sovyet Rusya, Stalin önderliğinde altın çağını yaşamaktaydı. Stalin uyguladığı akıllı politikalarla ülke içerisindeki azınlıkları ya zorla göç ettirmiş ya da kendi kültürleriyle asimile etmişti. Ülke sınırları içerisinde yaşayan çeşitli etnik gruplar özellikle de Türk boyları birçok zulme maruz kalmışlardı. Stalin ülkede kalan Türkleri asimile etmenin yolunu çok iyi biliyordu. ’’Onlara tarihlerini unutturmak.’’
Bu politika çerçevesinde Rus bilim adamları ve antropologlar Timur’un mezarından çıkarılması ve incelenmesini istedi. Aslında bu bir bahaneydi. Rus bilim adamları Timur’un kemiklerini mezardan çıkartacak, birkaç test yaptıktan sonra kemikleri mezara geri götürmeyecek ve böylece ülkede yaşayan Türkler atalarının mezarını ziyaret etmek istediğinde ortada hiçbir şey kalmayacaktı. Bir süre sonra Rus antropolog Mikhail Gerasimov liderliğindeki bir heyet Timur’un mezarına doğru yola çıktı. Birkaç gün sonra mezara ulaştılar. Timur’un bedeni bir taş lahdinin içinde yatmaktaydı. İslam geleneğinden ötürü mezarın baş kısmı Mekke’deki Kabe’ye yönelikti. Bütün hazırlıklar tamamlandı
ancak mezar açılmadan kısa bir süre önce 3 aksakallı derviş yanlarına geldi ve şunları söylediler. ’’Eğer o mezarı açacak olursanız başınıza çok büyük felaketler gelecek ve ülkeniz kana bulanacaktır. Çünkü atamız Timur’un mezarı lanetlidir.’’ Bu sözleri duyan Rus heyeti kahkahalar atarak dervişlerle alay ettiler. Bütün bu söylenenlerin deli saçması olduğu konusunda ufacık bir şüpheleri yoktu. Rusların bu şekildeki tutumu sonrası dervişler mezarın başından uzaklaştılar. Rus heyeti işe koyuldu ve bir süre sonra nihayet mezar açıldı. Kemikler toplanırken bedenin baş kısmında bir parşömen kağıdı fark ettiler. Heyetten bir yazı bilimcisi kağıdı alarak okudu. O anda yüzü adeta kireç gibi olmuştu. Yanındakiler kağıtta ne yazdığını sorduğunda yüksek sesle okudu. Kağıtta aynen şöyle yazıyordu. ’’Her kim ki benim mezarımı açacak olursa benden daha beter bir düşman bulacak ve ülkesi yangın yerine dönecek!’’ Rusların yüzü bir anda buz kesmişti. Ancak birkaç dakika sonra toparlanarak bu yazının, mezarı açan kişiye bir korku vermek amacıyla yazıldığı konusunda hemfikir oldular. Kemikleri torbalara yerleştirip incelemek üzere yola koyuldular.
Bu tarihte 2.Dünya Savaşı yaşanıyordu ve Adolf Hitler liderliğindeki Almanya bütün Avrupa’yı adeta kasıp kavuruyordu. Mezar açıldıktan yalnızca 12 saat sonra Almanlar Rusya’ya savaş açtı. Ruslar çok zor duruma düşmüş ve birçok cephede mağlup olmuşlardı. Sürekli geri çekiliyorlardı. Dervişlerin söyledikleri ve mezardan çıkarılan kağıttaki yazılar bir bir gerçekleşiyordu.
Rus-Alman savaşı yaklaşık 1 yıl daha devam etti. Rusların kayıpları çok fazlaydı. Savaşın Almanların lehine sonuçlanması an meselesiydi. Bu sırada kemikleri incelemiş ve öylece bir kenara bırakmış olan bilim adamları kendi aralarında bir toplantı yaptı. Bütün kehanetlerin gerçekleşmiş olması karşısında dehşete kapılmışlardı. Birkaç saatlik hararetli toplantının ardından çıkan karar şuydu. ’’Ülkeyi bu felaketlerden kurtarmak için kemikler geri götürülmeli ve mezara tekrar defnedilmeli.’’
Hemen hazırlıklar yapıldı ve yola çıktılar. Mezara ulaştılar ve büyük bir titizlikle kemikleri yerleştirerek Timur’un mezarını eski haline getirdiler. Mezar kapatıldığından bir süre sonra Ruslar Almanları Stalingrad’da büyük bir yenilgiye uğrattılar. O güne kadar bütün cephelerde Almanların lehine bir gidişat vardı ancak Rusların bu büyük zaferi sonrasında savaşın kaderi değişmişti. Hitler liderliğindeki Almanya yenileceğini anlamış ve geri çekilmek zorunda kalmıştı.2.Dünya Savaşı da sonunda Rusların galibiyetiyle sonuçlandı. Bütün bu olayların bir tesadüf mü yoksa gerçekten kehanetler ve mezardaki lanetten mi olduğu bilinmez ama Emir Timur’un mezarı içindeki sır perdesiyle bir daha açılmamak üzere kapatıldı.