şimdi bitmiş hissediyor kendini
hani yaşamış bilmem kaç yıl tastamam da
hani geçmiş günler bazı gülerek bazı ağlayarak da
geriye dönüp bakınca göremiyor ayak izlerini ardında
behresiz durup duruyor orada
onda da bir can var atar durur işte
onda da hudutsuz istekler var da, başka türlüsünden
kalmamış artık canı, duruk
bezmiş artık anlayacağınız
bakmış arkası yok
Önü de olacak mı diye düşünmekten, bıkmış da ne bıkma
neler geçmemiş ki başından
fırıldak çiçeklerinin sardığı vakit meydanları
bitaraf kalmak için çabalamış
ama her dönem varmış adamı un ufak eden çarklar,
o da dişlilerine takılmış
dövülmüş ömrünün havanında güzelce, un ve ufak olana dek
önce kırıntılar sonra toz zerreleri
işte demeye ömrü yetmemiş yahut,
yahut değmez demiş
Sayfa 25 yükleniyor…