sigaralar söndürdüm kollarında
yine de kışı eritemedim.
birtakım şeyler oldu
oyma sazımın parında ninniler anlattım ballandırarak
sırtımda kanatlarım, bir de hanımeli pelerin
cennetlik rüzgarlara dolandım
sıskalardır
yaz günü griplenirler
sonra birbirimize düştük
çapaklı kirpikler hatırlıyorum
vıcıklı
belleğimde mavilikler
tanrısal yelkenlim süzülüyor
bak uçuyor
deh deh!
geceden taran iyice
erkenden yat
bu açlık bana yetmez
düşmanım çoktur
kıskançlık basmakalıp ayrılıklardan dört nala tırısa kalkar
salya sümük yanaklarda dinleniyoruz
bu ülkede artık şerbetli sularda yıkanmalı
rezil çeşmelerden içip mısır tarlalarında sürünmeli
mezarımı gördüm
hanimiş benim celladım
eve dönerken çirkindim
ıkınarak tattım göğüslerini
kokona bahçelerinde define aradığım o sabahlar
ciğerlerimi ateşle doldururdum
körpe böğürtlenleri dalından koparıp sargıladım
dilim yanıyor
bilmez misin taç yaprağı gün ışığında mahmur olur
sen de çiçekleri ayık yakalamak için
tek gözün açık uyudun mu
yepisyeni bunker altlıklarında
ceviz yemişlerinden mermi yapardım
tırnakların boşaldığı o saatlerde
özgürlüğe imrenirdim
kuşları hiç eksik etmezdim başımdan
ben o zamanlar daha doğmamıştım.