“Güney denizinde ruhumu içip tüketen bir balina görüyorum.” America, William Blake
Sayfa 21 yükleniyor…
Tüm eserlerini 19. yüzyıl içerisinde verse de, ne yazık ki, birçok büyük yazar gibi ancak ölümünden sonra, 20. yüzyılın başlarında yeniden keşfedilerek okunmaya başlanan Herman Melville, dikkatli okura, Moby Dick’in daha en başında büyük bir romana başladığının ipucunu verir gibidir: “Öyledir, derin düşünce ile su her zaman el ele gider, herkes bilir bunu.1” Gerçekten de bu böyledir. Derin düşünce, su ile el ele gitmeseydi bugün halen yapıtları denizi seyretmek kadar sade ve huzurlu olan Halikarnas Balıkçısı, Sait Faik ya da Homeros gibi ustaları okuyor olur muyduk? Sanmıyorum.
Dostane bir şekilde “Ishmael deyin bana” ile başlayan roman, sayfalar ilerledikçe birey-doğa, uygarlık-vahşilik gibi çatışmaların arasında bir canlı türü hakkında verilebilecek bütün ansiklopedik bilgilerin didaktiklikten uzak bir üslupla verildiği bir yapma destana dönüşür. Tarih boyu Perseus’u, ermiş Georgius’u, Herakles’i, Yunus peygamberi ve Vişnu’yu ortak paydada buluşturan tek şeyin balina olması, kendisi de denizcilik yapmış olan Herman Melville’in bir başka şeyi anlatmak yerine niçin bu “balina kulübü”ne girdiğini açıklar gibidir.
İlk bakışta, Ishmael’in de tayfa olarak çalıştığı Pequod adlı geminin kaptanı olan Ahab’ın, daha önce ayağının birini kaybetmesine sebep olan büyük beyaz balina Moby Dick’i yakalayıp öldürmek için çıkılan balina avını anlatan roman türlü okumalara açıktır. Nitekim her eleştirmen en çok korktuğu şeyi görmüştür Moby Dick’te. Sabahattin Eyüboğlu
ile birlikte kitabın çevirisini yapan Mina Urgan’ın Türkçe baskı için yazdığı önsözde belirttiği üzere, zamanla bir mythos haline gelen Moby Dick, Van Wyck Brooks’a göre doğanın yaban güçlerini, William S. Glein’a göre kaderi, Henry Pommer’a göre Tanrı’yı, William E. Sedgwick’e göre evrenin çözülmez gizini, Aileen Wells Parks’a göre para ve endüstriye dayanan sömürücü sınıfı, D.H. Lawrence’e göre beyaz ırkın psikolojik bakımdan yitirdiği cinsel gücü, Freud ve Jung ekolünden gelen eleştirmenlere göreyse elbette baba otoritesini ve baskısını temsil etmektedir.
Tanrısız, Tanrı gibi bir adam olarak tarif edilse de Ahab’ın bu büyüklüğü umuttan yoksundur. Acı ve nefretle doludur. Bu bakımdan Soren Kierkegaard’ın ‘meydan okuyan umutsuz’unu andırır. Balinaya duyduğu kin ve intikam hevesi gözünü kör etmiştir: “Gözle görülen şeyler mukavvadan maskeler gibidir. Ama her olan biten şeyde, her canlı işte, her su götürmez olayda, bilinen her şeyin içinde, bilinmez bir akıl vardır. Bu akıl, kendi damgasını vurur o akılsız mukavva maskeye. Eğer insan vuracaksa, o maskeye vurmalı. Mahpus, zindandan kaçabilir mi duvarı delmeden? Beyaz Balina benim dört bir yanımı saran o zindan duvarıdır işte. Bunun ötesinde hiçbir şey yok sandığım da oluyor zaman zaman. Ama ne olursa olsun, eziyor beni bu balina, kemiriyor içimi. İnsanı küçük düşüren bir güç görüyorum onda, anlaşılmaz bir kötülük görüyorum onda. İşte bu anlaşılmaz şeyden nefret ediyorum asıl. Beyaz Balina ister kötülüğün bir aracı olsun, ister kötülüğün ta kendisi, ondan alacağım öcümü.”2
Öcünü alamadan yenik düşen Kaptan Ahab ve tayfasından geriye tüm bu olanları bize haber vermek için yalnızca Ishmael kalabilmiştir. O, Tevrat’ta Eyub’un ailesini ve malını mülkünü nasıl yitirdiğini anlatan dört habercinin her birinin sözlerini bağlarken “ve bir tek ben kurtulup geldim, sana haber vermeye” demesi gibi anlatır bu kötü sonlu serüveni.
Tıpkı çoğumuzun küçükken delik deşik çevirilerden okuduğu Don Kişot, Robinson Crusoe, Alice Harikalar Diyarında gibi Moby Dick de orijinal çevirisinden okunması gereken bir klasiktir. Çünkü Moby Dick, Edmund Burke’ün zamanında İspanya’nın Avrupa’daki konumunu tarif etmek için söylediği sözü değiştirerek söylersek, edebiyat kıyılarında karaya vurmuş kocaman bir balinadır. Hissesi insanın en büyük kötülüğü kendine yaptığı gerçeği olan altı yüz küsür sayfalık bir öç alma kıssasıdır.
1. Moby Dick: Beyaz Balina, Herman Melville (çev: Sabahattin Eyüboğlu, Mina Urgan), Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2013, s.47.
2. Moby Dick: Beyaz Balina, Herman Melville (çev: Sabahattin Eyüboğlu, Mina Urgan), Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2013, s.223.