İz’li Geçmiş Zaman

Rıdvan Yıldız

 

Sıfatları almışız arkamıza tarih düz bir çizgi değil
Geçmişin izlerini düzlemiyor şimdiye nasip kır saçlarım
Sokakların karanlığında sıkışmış polis sirenleri
Korkudan anlık büyüyen küçük çocuk telaşı yerleşmiş sofralara
Yalnız sarnıçlarda sır tutan yanım eksik başladığım günden

Hangi anın müziği gözümde tutuşan yaşlar
Nefesini tutmuş bir kuş bozkırdan habersiz geçer
Göçebe ellerim susarak anlatır ağır şeyleri
Üç iklim öteye geçmez kendinden habersiz bırakılmış sesim
Genişliğini yitirmiş dünyaya bıraktığım iz

Özgür değilim, dağlara denk düşmedi sınır boylarında ıssız coğrafyam
Yitip giden gölgem sedirlerde ıssızlık alameti
Göktanrı doğacak bir umut, lakin kurumuş kutsal ağacın dalları
Gezegen çarmıhta dönüyor bedenime ağır gelince başım
İhtimaller depremi yaşanıyor, titreyen rüzgarın eşiğinde gül
Uzak bir başlangıcın bülbülü sayfalara biriken dudaklarım

25

Azledilmiş betonlar, sanki yaz esintisi kediler çoğalıyor caddelerde
Kusura bakarak geçiyor ömrüm kırık fay hatlarından
Yeni bir renk durulanıyor mahcubiyetimde
Boşluktan sızan at yeleleri sırrına kapılmış menzilimin
Gideceğim harabelerin içinden, kendimi avutarak

Ey toprak oynama çocuklarla, geçmişi analım biraz
Elimdeki feneri kapattım.

26